November13

Çok inanıp güvendiğiniz, belki de bütün hayatınızı bağladığınız, kendinizi emanet ettiğiniz bir insanın söylediklerinin yalan olduğunu öğrendiğiniz an ne yaparsınız? Ben ağladım. Her zamanki gibi üzüntüden değil, sinirden. O anlattıkça sizin midenizin bulanması… O söyledikçe her adımda daha fazla o insandan uzaklaşmak… Tiksinmek… Nefret bile edememek… Beynine bir anda bir dolu düşünce doluveriyor insanın. Ne yapmalı? Nasıl davranmalı? “Bırakayım ne hali varsa görsün Allah’ın belası” , “tanıdığım güne lanet olsun” nidaları. Neye yarar? Bunca zaman aptal yerine konulduktan sonra neye yarar? Devamını okuyun »
November11

beni sorma iyiyim
alışmışken yüreğimdeki yara izlerine,
tuz basanlardan biriyim
rakı sofrasında geçiyor bazı acılarım
ve hala bakışlarına mezeyim.
November11

Siz hepiniz salaksınız! Hangi güruhtan bahsettiğimi açıklayayım; sabah sabah sinirlerimi tepeme çıkaranlar. Yine bir Atatürk’ü putlaştırmak lafı duydum, elim ayağıma dolandı ne diyeceğimi bilemedim, sinirimden oturup ağlayasım geldi. Bana öyle başkalarından duyduğunuz sözlerle, liberal (!) gazete manşetleriyle gelmeyin arkadaşım. Hırsımdan çemkiremiyorum bile. Sen önce git Devrim Tarihi’ni oku öğren. Sen önce git putlaştırmak neymiş onu öğren. Atatürk’e kim ritüellerle ibadette bulunuyor ki putlaşmış olsun? Siz gerizekalı mısınız? Evet, öylesiniz. Hiç kusura bakmayın. İnsanın önce sizi putlaştırıp sonra da İbrahim’in baltasıyla hepinizi yok edesi geliyor. Devamını okuyun »
November9

Aslında Mustafa filmiyle ilgili güzel bir yazı yazmayı planlıyordum ama vazgeçtim. Ortalık bok püsürden geçilmiyor. Kendi defterime de bulaştırmayayım dedim. Manevi babamın ellerinden öper, Mustafa filmi hakkındaki gerekli - gereksiz bütün spekülasyonlar için Turgut Özakman’ın sesine bir kulak kabartmanızı rica ederim.
November9

Sonunda bu da oldu, yandal yapamamanın acısını böyle çıkarmaya karar verdim.
Harcımı da yatırdıktan sonra önümde hiçbir engel kalmayacak ve resmi olarak Anadolu Üniversitesi Öğrencisi olacağım. Eytere
Hangi bölüm derseniz de, hemen açıklık getireyim; Turizm ve Otel İşletmeciliği. Hilton’un da başına geçtiğim zaman sizlere haber veririm. 
November8

Ankara’dayken tanıştığım Suriyeli ve Filistinli arkadaşlarımın söylemesiyle hatırladım bu şarkıyı. Aslında zaten kulağımın bu şarkıya aşina olduğunu farkettim. Eminim bir çoğunuzun da böyle bir aşinalığını vadır. Sözleri “benden uzakta bile olsan, aşkın hep kalbimde, sonsuza kadar seninle olmak istiyorum” filan diye devam ediyor. “Ya Tamally Maak” da zaten “Sonsuza kadar seninle olmayı istiyorum” demekmiş. Şarkının linkini buraya koyuyorum, bir zahmet indirin ve dinleyin. Bence çok seveceksiniz.
Amr Diab - Ya Tamally Maak
November7

Hayatım boyunca karşı çıktığım bütün değerleri içeren bir dizi şu Gossip Girl. Yok süper zengin gençler, Upper East Side Manhattan (buna istesem de karşı çıkamam
) , efendim kullan at mantığı filan. Hayır, gerçekçi de değil hiç. Ama manyak gibi bağlandım buna.
Çok sevgili Uğur sağolsun, ilk sezonu bir solukta bitirdim. Online dizi yayınlayan bir siteden 2. sezonun ilk 8 bölümünü de izledim ama dayanamıyorum. Chace Crawford‘un olduğu her bölümü izlemek istiyorum. Bütün sezonları yayınlanıp bitse de ben de rahat rahat izleyebilsem şöyle yahu. 